Bugün okuduğum bir haber aynen şöyle:
“Elazığ’ın Karakoçan İlçesi’nde Aziz Akbulut dün sabah saatlerinde kestiği meşe odunlarını eşeğine yükledi ve köyüne dönmek istedi. Ancak aşırı sıcakta odun yüklü eşek hareketsiz kaldı. Tüm ısrarına rağmen eşeğin yürütemeyen Akbulut, sinirlerine hakim olamayıp yürümemekte direnen odun yüklü eşeğini boğdu…”
E be güzel gözlü Karakaçan, ne diye inat edersin?
Sen bilmezsin, biz “insanlar” sırtımıza ne kadar çok odun yüklenirse yüklensin isyan etmeyiz… Senin kadar kolay direnmeyiz semer vuranlarımıza, söylene söylene de olsa gideriz…
Bak bize de ders al biraz eşekliğimizden… Sırtımız bozuk, yükümüz ağır, yolumuz çamur da olsa gitmiyor muyuz?
Misal, iki parça arpayla geviş getire getire 60 yıldır AB köyünün bitmek bilmez yolunda yürümüyor muyuz?
Koca koca devletler, her gün küçücük çocuklara bomba yağdırırken, “yeter artık” diye önüne dikilebiliyor muyuz?
Doğayı katlettiklerinde ses çıkarmayıp, sonra da “yahu Haziran ayında bu ne sıcak kardeşim” diye şaşırmıyor muyuz?
Bir ömür boyunca torbamıza ne konsa “yarabbi şükür” deyip, aynı adamlara vermiyor muyuz yularımızı “oy” adıyla?
Hastane kapısında doktordan, adliye koridorunda müstahdemden, okulda hademeden azarı yediğimizde hiç sesimizi çıkarıyor muyuz?
Kızma sahibine, kendi gibi uysal “eşek” sanmıştır seni…
Ne bilsin adamcağız, “bir eşeğe, zorlayarak ya da korkutarak, kendi yararına olmadığına inandığı bir işi yaptırmaya çalışmanın çok zor olduğunu?”
Hatırlar mısın? Bir arkadaşını canlı bomba yapmışlardı Nusaybin’de… Hani Jandarma karakoluna yönlendirmişlerdi de senin inatçı arkadaşın köye ve karakola sapmayarak dağ yamacına yakın yerde durmuş, orda patlamıştı…
Yine eşeklik yapmış, dinlememişti doğanın ve kendinin “efendisini”…
Ama bak “insan”oğlu öyle mi? Senin arkadaşın gibi “korkak” değil… Ne anaların duası, ne çocukların gözyaşı korkutup yolundan caydırıyor onu… Gözünü kırpmadan masumların arasına dalıp, çekiveriyor pimi…
E be Karakaçan, sen niye inat eder de yürümezsin?
Sen mi kafa tutacaksın kendinden başka hiçbirşeyi önemsemeyen insanlara?
Sesini çıkarma da yürü işte bizim gibi… Bak bize de öğren biraz “eşekliği”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder