23 Haziran 2010 Çarşamba

Kalkışa Geçiyoruz, Lütfen Ayakkabıları Çıkarmayın...

Biliyorsunuz ki, Başbakanımız “şimdi Türkiye’nin take-off vaktidir” diye bir açıklama yaptı. Yani artık Türkiye uçağının pistten havalanma, gökyüzünde süzülme vakti gelmiş, öğrenmiş olduk...

Demek ki bugüne dek pistte dolanıp duruyorduk.

Kimbilir belki kötü hava koşullarından, belki de hava sahasında yaşanan yoğunluktan dolayı... Bekleyenler içinde kaçıncı sıradaydık acaba?

Her neyse, bununla ilgili zaten oldukça fazla yazılıp çizildiği için ben ne desem boş.

Ama bugünkü gazete bir haber görünce yine de dayanamadım, ne yapayım?

Konya Turizm ve Kültür Müdürü, Paris’teki Mevlana etkinliklerini izlerken ayakkabılarını çıkarıp beyaz çoraplarıyla koltukta bağdaş kurmuş. Üstelik protokol bölümünde olduğu için hiçbir görevli duruma müdahale edememiş.

Allah için, burnu delik çoraplı Dünya Bankası Başkanı’ndan sonra o sapasağlam, bembeyaz çoraplarla çok gurur duydum ülkem adına...

Şaka bir yana, hemen önyargılı davranıp, sinirlenmemek gerek...

Koskoca Turizm ve Kültür Müdürü İngilizce “bilmiyor” olacak değil ya, kimbilir belki de take-off’u Türkçe başka bir karşılığı olan “çıkarmak” olarak anlamış ve “Başbakanımın talimatı, ayakkabıları çıkaracağız” diye böyle yapmıştır.

Yine de ne yalan söyleyeyim Başbakanımızın açıklamasının üzerine, Paris’te çekilen resmi görünce eskiden şehirlerarası otobüslerde yapılan anonslar aklıma geldi.

Otobüs kalkarken “Sayın yolcularımız seferimiz başlamıştır. Ayakkabıların çıkarılmaması ve kabuklu yemiş yenmemesi önemle rica olunur. Hayırlı yolculuklar” derdi muavin.

Ne de olsa bugünkü gibi sistemler ve onlara zarar veren cep telefonları yoktu o zamanlar. Haliyle yolcuların burun sistemlerine zarar veren çorap kokusu da en mühim hadiseydi.

Şimdi düşünüyorum da Türkiye’nin pilot koltuğundan “artık kalkışa geçme vaktinin geldiğini” bildiren Sayın Başbakanımız bu durum karşısında acilen bir muavin bulmalı kendine.

Ne zaman ki Meclis kürsüsünde ya da çeşitli toplantılarda “take-off” vakti geldi diye açıklama yapsa, böyle bir yanlışlığa tekrar mahal vermemek için muavin ardından konuya açıklık getirmeli.

“Sayın yolcularımız, Başbakanımız ayakkabınızı çıkarın demek istemedi, kalkışa geçtik dedi” şeklinde durumu izah etmeli.

Hazırlan Türkiye... Kalkışa geçiyoruz.

Lütfen ayakkabılarınızı çıkarmayın ve kabuklu yemiş yemeyin...

Bu arada çaylar da şirketten...

Cümleten hayırlı yolculuklar dileriz....

Hiç yorum yok: