Zordur çekip gitmek… Hele de yüreğinde sevgi varsa, aşk varsa…
Susarak gitmek…
Boynunu bükerek, yok sayarak umutları, düşünerek yaşanmamışlıkları, hayal ederek “kalsaydın” ne olacağını…
Bedenin bırakıp gitse bile ruhun, aklın kalır sevdiğinde… Yokluğunda nefes bile alamazsın huzur içinde, sığamazsın hiçbir yere…
Gün ışıl ışıl parlasa da her sabah, kapkara bir gece çökmüştür benliğine… Fırtınalar kopar içinde, sağanak yağmurlar dilersin biraz olsun ferahlamak için…
Geride bıraktığının hayali belirir ansızın gözünün önünde, burnun ince ince sızlar en sıcak havada bile...
Görünmez zincirlerle bağlısındır ardından bakan buğulu gözlere, gönlünü aydınlatan gamzelere, “gitme” diye uzanan ele, “bari çabuk dön” diye su dökene…
Çekip gitsen de, akıp gidemezsin yarinden…
Uzanmak, dokunmak, yine eskisi gibi kokusunu içine çekmek istersin…
Hep biraz eksiksindir, gülüşlerin yarım kalır yüzünde, geri dönmek hayaliyle toplanmaya hazırdır her daim bavulun…
Çekip gitsen de kaçamazsın kendinden, sevdandan, hasretinden…
Zordur bırakıp gitmek…
Hele de seviyorsan, hele de bir şeylerin değişmesi gerektiğini biliyor, değiştirebileceğine inanıyorsan…
Öyle kolay vazgeçemezsin, vazgeçmemelisin…
Ama zordur “her şeye rağmen” kalmak…
Kaldığın yerde yüreklerin toz bağladığını görüp de hiçbir şey yapamamak…
Zihinleri kaplamış perdeleri aralayıp da gün ışığını içeri sokamamak… Ve gönül verdiğinin üzerine yavaş yavaş çöken sise bir türlü engel olamamak…
Yalvarmak, haykırmak, ağlamak ama sesini duyuramamak…
Olur da duyulursa bir yerlerden, anında “susturulmak…”
Kollarından tutup silkelemek isterken yarini, ellerinin uyuşturulduğunu görmek, üstelik aklın hala çalışırken ve gönlünü sevdan sarmalamışken böylesine…
“Ne olur sevdiğim, aç gözünü, bak bana, tut elimi de aydınlığa yürüyelim birlikte” dediğinde; “ben memnunum halimden, beğenmiyorsan çek git” cevabını almak…
Omuzlarını düşürmek, gözlerin dolu dolu… Koca dünyada bir başına kaldığını hissetmek…
Sevdiğini koruyamamak kötülükten, karanlıktan…
Yine de pes etmemek, gönül verdiğini bir başına bırakıp da gitmemek…
Zordur, kalıp da karanlığa kafa tutmak…
Gitmek mi daha zor, yoksa kalmak mı bir türlü bilmiyorum…
Ama dilimde hep o dizeler dolanıyor son zamanlarda…
Bin belaya karşı koyup dururken
Yine de hayatın manası vardı
Ama bir tek bela, bir cevr-i canan
Hüzünle sarılı bir uyuşukluk
Manayı, ümidi sildi gönlümden
İhanet girdaplarına
Batıp çıktıkça
İliklerime kadar üşürüm…
Ve ben;
Sevgi sıcağından ümitsiz yolcu
Gitmek mi zor, kalmak mı düşünürüm!..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder